Türkçe     English  
::: Haberler ve Makaleler

Anadolu Selçuk Devleti Yarım Dirhemleri

 

  Yılmaz İzmirlier

 

Anadolu Selçuk Devletinin dirhemleri ve dinarları hakkında günümüze kadar birçok makale yayınlanmasına rağmen, yarım dirhemleri için bunu söyleyemeyiz. Dolayısıyla bu yazının, konusundaki büyük bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyim.

 

Anadolu Selçuk Devletinde para sistemi gümüş-bakır ikilisi üzerine kurulmuştur. Büyük Selçuk İmparatorluğunda bol miktarda altın para darp edilmesine rağmen, Anadolu’da çok az darp edildiğini görüyoruz. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bizans paralarıyla ilgili çalışma yapmış biri olarak şu görüşümü açıklayabilirim; Anadolu’da topraklarını ele geçirdiği Doğu Roma İmparatorluğunda (Bizans) altın paranın çok kullanılması ve Selçukların gerek haraç ve ganimet, gerekse ticaret yoluyla bu altınlara sahip olmaları ve onları değiştirmeden kendi ihtiyaçları için kullanmalarıdır.

 

Selçuklar gümüş dirhemlerini 2,97 gr. ağırlığı esas alarak basmışlardır. Fakat, bütün dirhemlerde bu ağırlığı bulmamız olanaksızdır. Çünkü o devirde gümüş para pulları basılmadan önce hassas olarak tartılmıyordu. (Fakat altın para pullarının darp edilmeden önce hassas olarak tartıldığı kesin.) Belli adet paranın toplam ağırlığının önceden belirlenmiş bir ağırlıkta olması yeterliydi. Örneğin Selçuk devletinde 200 adet gümüş paranın toplam ağırlığının 594 gr. (200 dirhem ağırlığında) gelmesi gerekiyor ve darphane kontrollerinde bu esas alınıyordu. Buna “al marko” sistemi darp diyoruz. Bu sistemde paralar %5 ± hatta %10 ± ağır veya hafif gelebiliyordu.

 

Selçuklar esasta gümüş para olarak tek tip dirhem basmışlardır. Bunun iki istisnası bulunuyor:

 

1- Kılıç Arslan II’nin darp ettirdiği ¼ dirhemler,

2- Daha sonraki sultanların darp ettirdikleri ½ , 1/3 , ¼ dirhemler.

 

Bunlardan 1/3 ve ¼ dirhemler çok az bulundukları için bu yazıda hepsini ortak olarak yarım dirhem diye adlandıracağım.

 

 

1. Kılıç Arslan II günlük kullanım için ¼ dirhem bastırmıştır. Bunun sürekli ve standart bir darp işlemi olduğunu düşünüyorum. Çünkü çok sayıda kalıp işlenmiş ve kullanılmıştır. En eski tarihli olmalarına rağmen en fazla ele geçen küçük dirhemler bunlardır. Bu paralarda bugüne kadar yaptığım ölçümlerde tespit ettiğim ağırlıklar 0,47 gr.’dan 0,68 gr.’a kadar değişmektedir. Muhtelif yayınlarda 0,43 gr.’a kadar rastlanmaktadır. Kılıç Arslan II’nin bu paraları ¼ dirhem mi? yoksa 1/6 dirhem mi? veya her ikisi birden mi sorularına cevap bulmamız gerekiyor. Bunun için paraların ağırlıkları yanında çaplarını da incelemeye almamız işimizi kolaylaştıracaktır.

 

a) Ortalama ağırlık olan 0,60–0,65 gr. arasındaki paralar genelde 15-16 mm. çapındalar.(Resim1) (Yalnız aşağıda 3 noda verilen değişik modeldeki para 0,68 gr. ve çapı 14 mm.dir.)

b) Ağırlıkları az olan 0,47–0,54 gr. arasındaki paraların çapları 12,5–14 mm arasındadır (Resim 2). Düşük gramlı paralardan çapı 15-16 mm. gelene bugüne kadar rastlamadım.

c) 1 ve 2 noda verilen paralardan ön ve arka kalıpları aynı olanlarına rastladım. Devletin para darp ettiği bu ilk yıllarda aynı kalıplarla ¼ ve 1/6 dirhem gibi değerleri birbirine yakın, iki değişik değerde dirhem bastırdığı kabul edilemez. Selçuklarda aynı kalıpla iki değişik değerde (yarım dirhem ve tam dirhem) para basılması 640 H’li yıllarda başlamıştır ki bu olayı, Anadolu’nun İran Moğolları tarafından işgal edilmesi sonucu sosyal ve ekonomik yapının erozyona uğraması ile açıklayabiliriz. Fakat burada önemli olan husus şudur; tam dirhem kalıbıyla basılan yarım dirhemler günlük kullanım için düşünülmediler. Ayrıca bu iki paranın ağırlıkları ½ gibi kolaylıkla fark edilebilecek bir düzeydedir.

d) Bir an farz edelim ki 0,60-0,65 gr. olan paralar ¼ dirhem ve 0,43-0,54 gr. olan paralar da 1/6 dirhem olsunlar. Ağır olan paraların ortalaması 0,625 gr.dır. Bunu dörtle çarparsak 2,50 gr. elde ederiz. Darphane mültezimleri ¼ dirhemleri, 2,97 gr. olması gereken ağırlıktan %20 eksik basmışlar diyelim. Hafif olan paraların ortalaması ise 0,43-0,54 arası 0,485 gr.dır. 1/6 dirhem dediğimize göre bunları da altıyla çarparak 2,91 gr. buluruz yani 2,97 gr. olması gereken ağırlığın yalnızca %2 eksiği. Bir darphane ¼ dirhemleri %20 eksiğine basarken 1/6 dirhemleri %2 eksik basmaz. Hatta 0,54 gr. gelen paraları altıyla çarparsak 3,24 gr. gibi bir sayı buluruz. Bu da konunun bütünlüğü içinde olanaksızdır ve ¼ ve 1/6 dirhem varsayımının ne kadar geçersiz bir iddia olduğunu gösterir.

e) 3 noda tanıtılan paranın hem tip yönünden, hem de gram ve çapı arasında ki oran yönünden farklı olduğunu görüyoruz. 0,68 gr. olmasına rağmen 14 mm. çapındadır. Bu paranın çapı küçültülerek yazıların kenarlarında boşluk bırakılmamış, böylece kırpılmaya karşı bir önlem alınmıştır. Ayrıca üzerindeki yazılarda önemli ölçüde değişikliğe uğratılmıştır. Devlet ¼ dirhemlerin kenarlarından kırpılmasına karşı yeni bir önlem olarak bu parayı basmış olabilir.

 

Bütün bu verdiğimiz deliller ışığında, düşük gramlı (0,43–0,54) paraların bazılarının, devrinde kenarlarından kırpıldığı ve gümüşlerinden çalındığı sonucunu çıkarabiliriz. Kırpılmış bu paraların kenarları doğal olmaktan uzaktır ve fazla aşınmamış olanların kenarlarında makas izlerini görmek mümkündür. Selçuk paralarının doğal kenarlarında makas izlerine rastlamak olası değildir. Günümüzde de paraların kenarlarında ki delikleri kaybetmek için bu kırpma işlemi yapılmaktadır. Buna rağmen düşük gramajlı (örnekte 0,54 gr.) fakat kenarlarından kırpılmamış paralarda bulunmaktadır (Resim 2).

 

Yukarıda ana hatlarıyla sunduğum sebeplerden dolayı Kılıç Arslan II’nin küçük dirhemlerinin ¼ dirhem olduğu sonucuna varabiliriz. Anadolu Selçuklarında ilk gümüş para darp ettiren Kılıç Arslan II halkın günlük ihtiyaçları için ¼ dirhem bastırdıysa da, bunun pratikte işlemediği görüldü. Kenarlarından kırpılanlar dışında, darphanelerde, belki kırpılmış paraları kendilerine bir savunma aracı olarak görmüşler ve 0,54 gr. gibi düşük gramajlı ¼ dirhem basmışlardır. Ayrıca bu paraların bir bölümü de ziynet amaçlı delinerek kullanıldı. Bu sebeplerden dolayı daha sonra gelen sultanlar günlük kullanım için küçük dirhem bastırmaktan vazgeçtiler. Bu özelliği ile bu ¼ dirhemleri, daha sonra Keyhüsrev I’in 2. saltanatından itibaren hemen bütün sultanlar tarafından darp edilen yarım dirhemlerden ayırmak gerekir.

 

 

2. Keyhüsrev I’in 2. cülusunun başlangıcı olan 601 H yılından itibaren, Mesud II’nin 2. cülusuna kadar, bütün sultanlar tarafından yarım dirhem basıldığını görüyoruz. Bunların çok ender rastlanan paralar olduğunu hem koleksiyoncular, hem de konuyla uğraşan nümismatlar bilirler. Bugüne kadar yarım dirhemlerin toplu halde bulunduklarına dair bir duyum almadım. Buna karşılık yarım dirhemler, toplu halde bulunan tam dirhemlerin içinde bir veya birkaç adet bulunurlar. Aynı standartta yüzlerce dirhem arasında bir veya birkaç adet yarım dirheme rastlanması ilginçtir. İçinde birden fazla yarım dirhem bulunan toplu buluntuları da, birden fazla ödemenin biriktirilmiş hali olarak nitelendirebiliriz.

 

Eski devirlerde büyük ödemeler paralar sayılarak yapılamazdı. Çünkü devlet, üzerine “Alameti farikasını”, yani damgasını basarak paraların ayarlarını, dolayısıyla içindeki gümüş miktarlarını garanti ediyordu. Fakat paraların kenarlarından kırpılması veya eğelenmesine karşı uygulanan bir yöntem yoktu. Bu yüzden satın aldığı mal karşılığında, örneğin 80 gümüş dirhem ödemek zorunda olan tüccar, 80 adet 1 dirhemlik gümüş para yerine, 80 dirhem ağırlığında gümüş parayla ödemesini yapmak zorundaydı. Tartılan gümüş paraların eksik veya fazla gelmesi durumunda yarım dirhemle tartıyı tamamlamak yoluna gittiklerini düşünüyorum. Bu işlemi yapmak için “neden 1 dirhemi parçalara bölmediler?” sorusu akla gelebilir. Paralar tarihin her döneminde devleti temsil etmişlerdir. Paraları tahrip etmek, günümüzde olduğu gibi o devirde de muhtemelen bir suç teşkil etmekteydi. Zaman zaman toplu bulunan Selçuk paralarıyla beraber gümüş değeri yüksek bilezik, kolye gibi takılara da rastlanmaktadır. Tabii burada takıların gümüş değeri alıcıyla satıcı arasındaki güvenle ilgili bir sorundur, veya takıların ayarı kontrol edilerek kabul görüyordu. Bütün bu anlatılanlar, ödemelerle ilgili yukarıdaki tezi güçlendirmektedir ve yarım dirhemlerin toplu ödemelerde tartıyı tamamlamak için darp edildikleri tezini güçlendirmektedir. Bunlar halkın günlük kullanımı için düşünülmediler.

 

Bu arada Selçukların vasalı olan Ermeni kralı Hetum I, yüksek hakimiyetini tanıdığı sultan Keykubad I ve oğlu sultan Keyhüsrev II adlarına yarım dirhem darp ettirmiştir. Bunlarda aynı gaye, yani ödemelerde tartıyı tamamlamak için mi yoksa Selçuklarda olan bir uygulamayı aynen tekrarlamak için mi basıldılar? Her ikisi de olasıdır, ama ben aynı gaye için basıldıklarını düşünüyorum, çünkü bugüne kadar toplu halde bulunmadılar. Bunlar da Selçuklarla yapılan ticarette kullanılıyordu.

 

Yarım dirhemleri 3 gurupta incelemek gerektiğini düşünüyorum;

 

I. Her iki yüzü de örnek alındığı tam dirheme benzeyen paralar.

II. İki yüzü farklı dirhemlerden alınan modellerle basılan paralar.

III. Yarım dirhem için yapılmış değişik model kalıplarla basılmış paralar.

 

Bunların benzeri tam dirhem yoktur (Bunların benzeri tam dirhemler bugüne kadar elimize geçmemiş olabilir mi? Bu çok zayıf bir olasılık. Çünkü yarım dirhemler, tam dirhemlerden 50 kat, 100 kat daha nadirler. Bu yüzden bir yarım dirhem elimize geçtiği halde benzeri tam dirhemin elimize geçmemesi olasılığı çok az. Ayrıca böyle bir şey olduğu takdirde, yarım dirhemin gurubunu III. den I. ye geçirerek sorun halledilebilir).

 

Bu guruplardaki paraları ayrıca kendi içlerinde basıldıkları kalıplar itibarı ile üçe ayırabiliriz;

 

- Her iki yüzü de yarım dirhem kalıplarıyla basılmış paralar.

- Bir yüzü yarım dirhem, diğer yüzü tam dirhem kalıbıyla basılmış paralar.

- Her iki yüzü de tam dirhem kalıplarıyla basılmış paralar.

 

Yazının bu bölümünde örnekleri tanıtırken bir yarım dirhemin tipini ve kalıp durumunu göstermek için, tipi belirleyen Romen rakamının yanına, kalıp durumunu gösteren harfi koyacağız: Ia, IIb gibi.

 

Ia. Keyhüsrev II’nin aslanlı bu yarım dirheminin Sivas’ta 639 H yılında basıldığını görebiliyoruz (Resim 4). Bir dirhemden model alınarak her iki yüzü de yarım dirhem kalıbıyla basıldığı için yazıların tamamı okunabiliyor. Kalıptan dışarı taşan resim veya yazı yoktur.

 

Ib. Keyhüsrev II’nin aslanlı dirhem modelinde bir yarım dirhem (Resim 5). Arkayüz yarım dirhem, önyüz ise tam dirhem kalıbıyla basılmış [1]. Bu yüzden önyüzün kenar yazıları paranın dışında kalmıştır. 4 ve 5 nolu paraların ortak özelliği arkayüz kalıplarının aynı oluşlarıdır. Bu benim çok rastladığım bir durumdur. Resimli yüz kalıbı aşınmış olmasına rağmen, yerine yenisi yapılmamış ve darp işlemine diğer kalıbı değiştirerek devam edilmiş. 4 ve 5 nolu paraların arkayüz kalıbındaki aşınma 4 nonun daha evvel basıldığını açıkça belli etmektedir.

 

Ic. Üç kardeşlerin Sivas darplı bir yarım dirhemi (Resim 6). Her iki yüzü de tam dirhem kalıbıyla basılmış. Bu yüzden yazıların büyük bir bölümü ve tarih paranın dışında kalmış.

 

IIb. Keykavus II’nin 1. cülusuna ait bir yarım dirhem (Resim 7). Önyüz yarım dirhem kalıbıyla basılmış, sultanın ve babasının adları, darp yeri Sivas ve 645 H tarihi okunuyor. Arkayüz ise, aynı sultanın çok iyi bilinen tipik bir 644 H tarihli ve Sivas darplı tam dirhem kalıbı kullanılarak basılmış. Ancak paranın kenarlarındaki yazılar dışarıda kaldığından tarih ve darp yeri okunmuyor. İki değişik paranın bileşiminden meydana gelmiş bir yarım dirhem.

 

IIIa. Keykavus II’nin 2. cülusuna [2] ait bir yarım dirhem (Resim 8). Her iki yüzü de yarım dirhem kalıbıyla basılmış ve benzeri tam dirhem bilinmiyor. Ancak tam olmamakla birlikte benzeri dinar var [3]. Bu paranın kendisini veya resmini gördüğüm 3 adedi de [4] delikliydiler. Ayrıca Yapı ve Kredi Bankası koleksiyonundaki 2 adet [5] aynı olduğunu tahmin ettiğim para da deliklidir. Bugün muhtelif koleksiyonlarda bulunan yarım dirhemlerin yaklaşık 1/5’i deliklidir (İncelediğim toplam 57 adet yarım dirhemin 11 adedi delikliydi). Bunlar alışılmışın dışında küçük oldukları için takı yapmak, belki çocuklara küpe yapmak için delindiler. Üzerinde darp yeri ve tarih bulunmayan 8 nolu bu paranın,

 

- çok bulunan bir yarım dirhem oluşu,

- üzerinde darp yeri ve tarih bulunmayışı ve,

- tespit ettiğim 5 adedin hepsinin delikli oluşu nedenlerinden dolayı,

 

ziynet amaçlı darp edildiği düşünülebilir. Devlet yarım dirhemlerin delinmelerini önlemek için bu ziynet yarım dirhemlerini basma yoluna gitti? Bu bir varsayımdır, fakat düşünceme göre olasıdır.

 

Bu sınıfa diğer bir örnek: Keykavus II’nin 2. cülusuna ait bir yarım dirhem (Resim 9). Her iki yüzü de yarım dirhem kalıbıyla basılmış bir para. Sivas darp yerini ve 653 H tarihini net olarak okuyabiliyoruz. Bu yarım dirhemin 653 H tarihinde basılmış olması, Keykavus II’nin 2. cülusunun başlama tarihi konusunda yeni tartışma doğuracaktır.

 

 

Katalog [6]:

 

1. Kılıç Arslan II (551-588 H), darp yok(DY), tarih yok(TY), 0,60 gr.,15 mm.

 

el sultan

el muazzam

Kılıç Arslan

9.00: bin, 3.00: Mesud

la ilahe illallah

vahdehu la şerikeleh

Muhammed resul-

allah

 

 

2. Kılıç Arslan II, DY, TY, 0,54 gr., 13/14 mm.

 

ön ve arkayüz yazıları 1 nolu para ile aynıdır.

 

 

3. Kılıç Arslan II, DY, TY, 0,68 gr., 14 mm.

 

el sultan

el muazzam Kılıç

Arslan

la ilahe ill

allah Muhammed abdehu

ve resuluh

 

 

4. Keyhüsrev II (634-644 H, 1. cülusu), Sivas, 639, 1,40 gr., 18 mm.

 

el sultan

el azam

Keyhüsrev

bin Keykubad

12.00: ¬ duribe haza el dirhem/ bi Sivas fi / sene tisa selase / ve sittemiye

sağa aslan üzerinde güneş

güneşin iki yanında: el i-mam

yukarıda dairesel:

el Mustansır billah emir el müminin

 

 

5. Keyhüsrev I (1. cülusu), darp okunmuyor (DO), tarih okunmuyor (TO), 1,24 gr. , 17,5 mm.

 

el sultan

el azam

Keyhüsrev

bin Keykubad

etrafındaki yazılar para dışına taşmış

4 no ile aynı kalıp

 

 

6. Üç Kardeşler (647-655 H), Sivas, TO, 1,46 gr., 15,5/16 mm.

 

el selatin el azım

İzeldünyaveldin Keykavus

ve Rükneldünyaveldin Kılıç Arslan ve Alaeldünyaveldin Keykubad bin Keyhüsrev burahin emir el müminin

la ilahe illallah

Muhammed resulallah-el imam

el Mustasim billah emir

el müminin sene Sivas

...

 

 

7. Keykavus II (644-647 H, 1. cülusu), Sivas, 645/(644), 1,30 gr., 17 mm.

 

el sultan el azam

İzeldünyaveldin

ebu el feth Keykavus bin

Keyhüsrev

Etrafında dairesel;

2.00 ¬ duribe haza el dirhem bi Sivas sene hams erbain sittemiye

Sivas 644 yılına ait tam dirhem kalıbı, kare içinde;

el imam el Mustasim

billah

emir el müminin

etrafındaki yazılar para dışına taşmış

 

 

8. Keykavus II (653?-658 H, 2. cülusu), DY, TY, 1,28 gr., 17 mm.

 

el sultan el azam

İzeldünyaveldin

Keykavus bin Keyhüsrev

el imam

el Mustasim billah

emir el müminin

 

 

9. Keykavus II (2. cülusu), Sivas, 653, 1,44 gr., 17 mm.

 

duribe

el sultan el azam

İzeldünyaveldin

Keykavus bin Keyhüsrev

Sivas

el imam

el Mustasim billah

emir el müminin sene selase ve hamsin ve sittemiye

 

 


 


Kaynakça:

 

1. Sultan isimlerinin yazılı olduğu taraf, bütün paralarda önyüz olarak kabul edilmiştir.

2. J. C. Hinrichs, koleksiyonunda 287 no ile gösterdiği bu parayı II.Keykavus’un 1. cülusuna tarihlemiştir. Fakat üzerindeki yazılar ve bilhassa stil yönünden 2. cülus yıllarına ait bir paradır.

3. TEVHİD, Ahmet. Meskukatı Kadimei İslamiye Kataloğu, no 582, 4,20 gr., 22 mm.

4. 1- Özel koleksiyon. 1.28 gr., 17 mm.,

    2- İsmail Galib; Takvimi Meskukatı Selçukiye. no 93, 1,25 gr., 18 mm.,

    3- J.C.Hinrichs koleksiyonu. no 287, 1,34 gr.

5. Yapı Kredi koleksiyonu, no 9155, 1,20 gr., 17 mm. ve no 9156, 1,05 gr., 17mm.

6. Katalogdaki bütün paralar muhtelif özel koleksiyonlardan alınmıştır.
 
 
 
Makalenin orjinali için :  http://www.turknumismatik.org.tr/turkish/yayinlar/bultenler/bulten3940/B3940_M04.html  
Ziyaretçi Defteri  |  Haber Bülteni  |  İletişim